" İktidarın ve yandaşlarının kopardığı gürültüye bakılacak olursa, sanırsınız ki, birileri 12 Eylül 1980 darbecilerini yargılamaya çalışıyor.
Bunlar demokrasiden yana tavır alanlar.
Bir diğer kısım da var ki; bunlar üstelik gerçekten 12 Eylül’ün mağduru olanlar, çile çekenler, işkence görenler, mahpus yatanlar.
Onlar darbecilerin yargılanmasına karşı. Darbeci ilan ediliyor AKP ve yandaşları tarafından.
Bu kadar da kör gözüne parmağı sokmak olur mu Allah aşkına?
Üstelik bu suçlamada bulunanlar, 12 Eylül’ü yapan Darbeci Generalleri cennetlik ilan edenler.
Biraz utanma, biraz arlanma olur insanda.
Ama kendilerince de başka çareleri yok gibi.
Kendilerini Yüce Divan’dan kurtaracak maddeleri nasıl kamufle edecekler Türk Milleti karşısında?
AKP, iktidar olduğu sekiz yıl içerisinde bu darbecileri istese yargılayabilir miydi?
- Tabii ki yargılardı.
Bunun için gerekli Anayasa değişiklikleri 2001 yılında yapılmıştı.
Hatırlayanlar bilir, hatırlamayanlar biraz incelesinler.
2001 yılında kabul edilen 4709 sayılı yasa ile Anayasamızda 35 madde üzerinden değişiklik yapılmıştı.
17.10.2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren değişikliklerin birinde;
“MADDE 34. - Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının geçici 15 inci maddesinin son fıkrası madde metninden çıkarılmıştır“ denilmektedir.
Neydi 15. Madde?
Geçici Madde 15 – 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyi’nin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş Hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisi’nin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
Söyleyin şimdi bana, 2001 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile iptal edilen fıkraya istinaden kimi yargılamıştır AKP İktidarı ki, ilk fıkranın kaldırılmasını talep etmektedir.
Üstelik zaman aşımı konusunda bu madde görüşülürken her iki muhalefet partisinin verdiği “zaman aşımına bakılmaksızın” ibaresinin kanuna eklenmesine ait önergeleri reddetmiş bir siyasi iktidardır AKP.
Samimi değildir.
Yine takkiye yapmaktadır.
Sonuç, AKP açısından hüsran olacaktır.
Daha önceki yazılarımın birinde “AKP tabanında ciddi bir ‘HAYIR’ çıkacaktır referandumda” iddiasında bulunmuştum.
Dün açıklanan Adil Gür’ün yaptığı araştırmanın sonucunda da bu iddiam, net bir rakam olarak ifade ediliyor.
Adil Gür, bu rakamın %20 olduğunu belirtiyor anket sonucunda.
Ben, referandum tarihine dek, bu rakamın daha da yukarılara tırmanacağını, bugün de iddia ediyorum.
"