|
Anonymous bildirdi: "Kürt Açılımı adıyla başlayan ve Habur’da davullu zurnalı törenle PKK’lıların karşılandığı süreç hala işliyor. Bakmayın gelenlerin geriye dönmesine ve BDP’nin “hayır” diyeceğiz demesine. Hepsi açılım planının safhaları. Yozdurulan halk bir daha uyutulmak isteniyor.
Sanatçılar, gazeteciler falan filanla bir araya gelen Başbakan “İçeriği doldurmaya yardım edin diyor. Oysa Erdoğan sürecin üç bölümde yürüyeceğini, aylar önce duyurmuştu. İçeriği belli, fakat halkın hazmetmesi için, yandaşların orada burada çözüm hakkında konuşması gerekiyor önce. Sonra yargıdan çekince var.
BDP’lilerin “Çözüm için Öcalan’la görüşün” demesi ve “Demokratik Özerklik” söylemine, PKK saldırıları eklendi. Zaten BDP’li vekil “Türkiye’yi cehenneme çeviririz” demişti.
Başbakanın etnik köken söylemini zaten biliyorsunuz. Şimdi tüm bu olup bitene bakarak, halkın galeyana gelmesinin altında, niçin başka parmak aranıyor? Aylardır işlerin bu noktaya gittiğini, hepimiz gözlemledik. Falan yerde filan parti başkanı konuştu, olaylar çıktı demek için utanmaz olmak lazım.
Bakın Hatay’da dört polisin şehit edilmesinden sonra, Adana Valiliği önünde tören düzenleniyor ve neler oluyor?
“Bölge komutanlarımızın hepsi burada. Emniyet Teşkilatı burada. Bu Amanoslar'ı temizleyin. Ne yapıyorsanız yapın Amanoslar’ı temizleyin"
“Komutanları içeri atıyorsunuz. Kim temizleyecek?" cevabı yükseliyor katılımcılardan. Hemen göz altına alınıyor.
Şehitlerden Emre Yalçın'ın annesi Zübeyde Yalçın ne diyor?
“O Başbakan geriye dönüp ağlamasın. Gelsin beni de gözaltına alsınlar, hapse göndersinler. Onlar alışkınlar. Polisine sahip çıkamayanlar, gelsin benimle ağlasın, kürsüden ağlamasın. 30 yıl geriye gidip ağlamasın, gelsin burada ağlasın. İşte meydan burada. Gelip ağlasın benimle. Yürekleri yok, gelemezler. Bir avuç PKK'ya ülkeyi teslim ettiler.” (Basın – 27 Temmuz 2010)
Başbakan hala işin farkında değil. Halk infialde. Gidişatı durduracak olan iktidar, gündelik siyasette laf yarıştırıyor.
Referandumun niçin yapıldığını Başbakan söylesin bize:
“Bu yapılacak olan referandumdaki maddeler açılımın önünü açacak” (17 Nisan 2010 – Kanal 24 – Açık Görüş)
12 Eylülün hedefi, Kürt Açılımıymış. Başbakan söylüyor.
“Evet” çıkarsa, açılım sürecek. “Hayır” çıkarsa duracak.
Kararını ona göre ver ey millet!
* * *
ADD’de Referandumda Tarafsız Kalacak-mış
Dernek mensupları feveranda haklı. Türk Ocakları “tarafsız kalacağız derken bile, iktidar lehine birkaç cümle” sıkıştırmıştı. Gerçi ADD birkaç yıldır ateşle imtihan oluyor, Türk Ocakları gibi söğüt gölgesinde yatmıyor.
Yine de gönül isterdi ki meydanlara inip, Anayasa değişikliği konusunda halkı aydınlatsınlar. Çünkü bu siyasi bir konu değil. Şimdi değil de, ne zaman?
Bu sözüm Türk Ocaklarına değil. Onların ne diyeceği belli. Jüristik takılmak isteyecekler, ocağa gidip gelen tabanı da “hayır” diyecek. Yani Genel Merkez ve hitap ettiği taban çelişiyor.
ADD Derneğinin tabanla bu konuda çelişkisi yok, fakat yasalar gereği tarafsız kalacaklar-mış.
İçinde bulunduğumuz durumun en bariz göstergesi. Türk Ocakları ve ADD. “Gönüllü ve yasal olarak” baskıya karşı çıkmayacaklarını ilan ettiler.
Böyle böyle demokratikleşeceğiz işte.
"
|