|
Anonymous bildirdi: "Siyasiler, 35. Madde kavgasında. Askeri Hizmet yasası 35. Madde muğlaktır. Ne geçmiş darbelere, nede olasılarına ev sahipliği yapar. Kenan Evren demişti ki “35’inci madde olmasaydı da darbeyi yapacaktık.”
Dediğim gibi bu madde ciddiye alınacak olsa, iki yıldır darbe yapacaklardı diye yüzlerce kişiye Çin işkencesi uygulanmazdı. “Kardeşim bu planlar sahte. Fakat illa ki gerçek diyorsanız, 35. Madde gereği bu işe soyunduk” derler, yasal olarak kurtulurlardı. Yandaşlar bu aklı veriyor.
Yasalarımıza göre “darbe” suç iken, darbeyi meşrulaştırdığı iddia edilen malum maddeyi infaz yersiz. Kaldırılırsa boşluk doğar. Düzeltilebilir, fakat bunu YAŞ öncesi ve darbe propagandasını 12 Eylül referandumunun merkezine oturtmaya çalışan iktidara kılıf haline getirme çabası sırasında yapmak yanlış.
12 Eylül 2010 özgürlüklerin önünü açacak propagandası, Silivri davasının gölgesinde inandırıcılığını kaybediyor. Askeri iç hizmet yasasındaki ”koruyup kollamadan” bu kadar korkan ya da korkuyor gibi yapanlar, demek ki demokrasiyi içselleştirmemiş.
Bu işlerin 35. Madde ile biteceği ve bir daha darbe olmayacağının teminatı ise buyurun kaldırın. Kaldırırken de siyasete alet etmeyin.
* * *
Meclis Açılana Kadar Darbe Olacak Değil
Meclis anca tatile girmiş, milletvekilleri “oh” diyecekken, CHP Cuma gününe kadar 35. Madde ile ilgili değişikliği sunacak. Tamamen kaldırılsın görüşü de hakim.
“Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır" Maddesi kalkacak ya da değişecek.
Abesle iştigaldeler. Tatile girmiş çocuklar gibi şen vekillerimiz. Biraz dinlenip, referandum için çalışacaklar. AKP’li Burhan Kuzu işe noktayı koydu:
“Bu madde darbe açısından dayanak olarak kullanılamaz. Kaldırsan da darbe olabilir… CHP’nin teklifinin acelesinin olmadığını, TBMM açılınca görüşülebileceğine işaret eden Burhan Kuzu, "Acelesi yok. Ona dayanarak bu ara darbe olacak değil..” ( 26 Temmuz 2010)
CHP attığı adımla AKP’nin samimi olup olmadığını göstermeyi planladığı ortada. Fakat Burhan Kuzu bu konuda teminat almış ki, meclis açılana kadar darbe falan yok diyor.
Referandum gününe kadar CHP ve AKP arasında, yeni bir polemik konusu kapıda.
* * *
Milli Görüş Lideri Erbakan’ın Söylediği
TV5’deki yarım saatlik konuşma, birkaç hafta önceki Saadet kongresinde olup bitenin, özetiydi. ( 29 Temmuz 2010)
1- İstişare ile hazırlanmış liste yerine yeni bir liste hazırlanmıştır. 2- Kırk yıllık Milli Görüş geleneğine emeği geçmiş olanların sözünü dinlemek, vesayet değildir. 3- Kongre yapılmasın dendiği halde, tabanın nabzı tutulmadan tepeden inme yapılmıştır. 4- Kongreye dışarıdan el karışmıştır. 5- 1200 civarı delegeden 800’ü olağan üstü kongre istemektedir. Bir an önce bu karar alınmalıdır. 6- Milli Görüş esaslarına tekrar dönüşü sağlayacak, olağan üstü kongre ile yeniden birliğimiz sağlanmalıdır.
Numan Kurtulmuş’un bu işi tek başına yapamayacağını daha önce söylemiştim. Tanıdığımız Erbakan Hocanın da olsun varsın demeyeceğini.
“Eller” yerel de olsa, var olan partileri dizayn eden düşüncenin, okyanus ötesi kaynaklı olduğu ortada. İçinde “milli” kelimesi geçen, millî devletten yana tavır koyacaklara ya komplolar kuruluyor, ya öldürülüyor, ya cezaevine atılıyor, ya da SP’de olduğu gibi kongre ile el değiştiriliyor.
Konuşması ile hem Numan Kurtulmuş’un listede mutabakata varmadık sözünü yalanladı, hem de partinin temel değerlerinde sapma olacağını anlattı. (Bu haliyle) Milli Görüş tabanında yayılmak istenen dedikoduların önünü kesmek için, ilk ağızdan konuştu.
Bekleyip görelim, ne olacağını.
"
|