" Ayrılıkçı güçlerin oyununa gelenlerin çıkarttığı provokatif eylemler, Türkiye’de yaşayan her aklıselim Türk vatandaşını rahatsız ediyor.
Bu gelişmeleri kaygı ile izliyorum.
Toprak kaybetmenin ne olduğunu biliyorum ben.
Annem, babam, benden büyük olan herkes, bunu bire bir yaşadılar.
Yaşadıklarını anlatarak büyüttüler bizleri.
Bugün kendi vatanım dediğin, kendi bayrağının dalgalandığı memleketinde, bir bakmışsın yabancı olmuşsun.
Daha sonra bu konuda ne kadar yazılı belge, kitap varsa okuyarak geçti hayatımın her evresi.
Türkiye’de oynanan bu oyunu izlerken, geçmişte Atalarımın anlattıkları, tarihe not düşülenler, gözümün önünden gitmiyor.
Hakkâri’de, Van’da, Diyarbakır’da, Şırnak’ta ‘İşgalci T.C. defol’ pankartını açanlar ile batıda işyeri basan, haraç toplayan, tehdit edenler hep aynı kişiler.
Bunların masum, çalışmaya gelen gençler olduğunu kimse anlatmasın bana.
Bunlar kadrolu militanlar.
Bu kadroların Meclisteki temsilcileri de, her olayın ardından, çıkarılan bu eylemlerde mağdur olanların o “kadrolu militanlar” olduğu konusunda da, arlanmadan çıkıp basına demeç veriyorlar.
Bir tanesi de dün çıkmış, “madem bir arada yaşamak istemiyorsunuz, biz de ayrılırız” diye demeç vermiş.
Niyetlerini beyan için uygun bir zemin bulduklarında hiç fırsatı kaçırmıyorlar.
Meclis kürsüsünden “biz ayrılıktan yana değiliz ama…” deyip de, ardından “özerklik” taleplerini gündeme getirmekten imtina etmiyorlar.
Kim, hangi parti, hangi lider, hangi kurum bu talebe “sıcak bakar”, “tartışılabilir” der, bilin ki, haindir.
Bilin ki işbirlikçidir.
Birlikte yaşamak için, haraç vermek zorunda kalacaksa bu vatanın gerçek sahipleri, malına, namusuna göz koyanlara, göz yummak zorunda kalacaksa, bu yaşamak değil, olsa olsa işkence olur.
Zulüm olur.
“Biz birlikte yaşarız ama böyle yaşarız, aksi halde birlikte yaşamayız” diyenlere söyleyeceğimiz tek bir söz olur.
- “Terk et!”
Bu vatanı gül koklayarak almadı Atalarım.
Kan vererek aldı.
Can vererek aldı.
Şühedanın akıttığı o kana ihanet etmem ben.
Şühedanın verdiği o cana ihanet etmem ben.
Edeni de affetmem…
Lütfü TÜRKKAN
"