AK Parti Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven'in adam öldürmek suçundan yargılanarak hüküm giydiği ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklandığı ortaya çıktı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın meydanlara inmeden önce TBMM’de yaptığı duygu yüklü konuşmada, okuduğu şiirlere göz yaşı döken Mahmut Esat Güven’in Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı ve 8 Eylül 1982′de 20 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan, 20 Temmuz’da partisinin grup toplantısında 12 Eylül’de idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun, ailesine yazdığı mektubunu okuması sırasında gözyaşı dökerken, kendisini alkışlayan AKP Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven’in ülkücü Hüseyin Uçar’ı öldürdüğü ortaya çıktı.
Başbakan Erdoğan, idam edilen ülkücüler için ağladığını söylerken, AK Parti Kars Milletvekili Mahmut Esat Güven’in ne için ağladığı henüz bilinmiyor.
SABIKA KAYDI YOKTUR BELGESİ VERİLMİŞ!
Sözcü gazetesinin ortaya çıkardığı belgeye göre, 12 Eylül döneminde Uçar’ı öldüren Güven’in, 20 yıl hapse mahkum edildi, 9 yıl yatıp çıktı ve Meclis’e girdi. Yıllardır gizlenen bu gerçek, Sözcü’de şöyle yer aldı: “Tarih 15 Aralık 1977. Mahmut Esat Güven, üniversite öğrencisi. Kızılay’da Hüseyin Uçar ile karşılaştı. Uçar’a ”Dur, ellerini kaldır“ diyen Güven, yanındaki arkadaşından da arama yapmasını istedi. Bu sırada, önce bir el ardından da 4 el ateş etti.
20 YIL YEDİ 9 YIL YATTI ÇIKTI
Ülkücü genç, hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Güven ise olaydan sonra kaçarak saklandığı Mimarlar Odası’nda yakalandı. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yaptığı yargılama sonucunda Güven’i, 20 yıl ağır hapis, 416 lira para cezası ve ” müebbet kamu hizmetlerinden yasaklanması “ yönünde mahkum etti. AKP’li Güven, 9 yıl yattıktan sonra cezaevinden ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanarak çıktı.
Mahmut Esat Güven, ”1977’de bir mahkumiyetiniz var, adam öldürmüşsünüz?” sorusu üzerine ”Aradan 33 yıl geçmiş, niye şimdi bunlar ortaya çıkartılıyor” diye tepkisini dile getirdi. AKP’li vekil, o olayı kendisinin işlemediğini ancak suçun üzerinde kaldığını savundu. Adam öldürmekten mahkum olan Mahmut Esat Güven, 2001 yılında “memnu hakların iadesinden” faydalanmış. AKP kurulurken, Güven’e ”sabıkası yoktur“ yazısı verilmiş. Daha sonra da milletvekili seçilerek Meclis’e girmiş.”
“ÖCALAN EV ARKADAŞIM”
Güven daha önce verdiği bir röportajda bakın neler söylemiş: “Dev-Yol, Dev-Sol, PKK’lı çocukları tanırdım. Öcalan’la altı ay aynı evde kalmıştım. O zamanlar bu kadar ileri gideceğini kestirememiştik. Geçen yıl açılımla ilgili Beşir Atalay’dan Apo’nun şartlarının düzeltilmesini istedim. Hücre psikolojisiyle koğuş psikoloji farklı. 11 yıl tecrit edip hücrede tutuyorsun. Sıradan bir adam değil, bunu kabul etmek zorundasın. Bu gece yatamadım, diyor, ertesi gün olaylar çıkıyor. İmralı’da 60-70 metrekare ev, 300 metrekare bahçe yapsınlar. Şartları biraz iyi olursa daha olumlu mesajlar verecek.
SOSYALİST OSMAN KAHRINDAN ÖLDÜ İLK FIRSATTA KENDİSİ DÖNDÜ
Cezaevinde Kel Bekir vardı. Kuyruğu şu kadar uzunlukta, koca bir lağım faresi. Hücrenin içi dize kadar çamur. Lağım borusunu kırmışlardı mahsus. Hücreye akıyordu. Koğuşlarda görürdüm bazı arkadaşların kulaklarının, burunlarının ucu kan içinde, yarısı gitmiş. Kim, hangi işkenceci yaptı, derdim. Kel Bekir, derlerdi. Kel Bekir gelip üflemeye başlıyordu burnumu, kulağımı. Üflüyor ki uyuşsun da yesin. Uyumuyordum. Karslı gardiyanlarla haber salardım arkadaşlara. Tepsiler dolusu yemek gönderirlerdi. Ben de lağımın önüne yığardım. 20 delikanlının bitiremeyeceği onca yemeği, birkaç dakikada bitirirdi. Her hücrenin bir Kel Bekir’i vardır. Onu besleyeceksin ki seni yemesin. Aç bıraktığın an seni yer. Kural budur. Çok Kel Bekir besledim. Sarı, Kocaman, Tekir bir kedimiz vardı koğuşta. Adı Sosyalist Osman’dı. Bizim koğuştan hiç ayrılmaz, faşistlerin koğuşuna adım atmazdı. Biz çıktıktan sonra iki tarafın koğuşları birleştirilmiş. Devrimci Osman dayanamayıp ölmüş. Böyle duydum, doğru mu, bilmiyorum.
"