|
| ATAM DİYOR Kİ... |
 Ey kahraman Türk kadını, sen omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın.
|
| Seçim Gerçeği |
|
| Türkmeneli |
 |
| Kan Uykusu |
|
|  |
|
|
bozok bildirdi: "Sayın okurlarım, bugün bayram namazından sonra idrak ettiğimiz mübarek Ramazan Bayramımız, kutlu ve mutlu olsun. Üç gün süreli bayramımız sona erdikten sonra 12 Eylül Pazar günü de, Türk Milliyetçi görüşe karşı olan Türklüğü ve Milliyetçiliği daima dışlamayı hedef kabul eden AKP görüşü ile organize edilen Anayasa değişikliği referandumu yapılacaktır. (Evet ve Hayır) oyları verilecektir. Ömür boyu karşıt görüşlü insanlar olarak kabul ettiğimiz kişilerin yetişkinleri tarafından kurulan AKP’nin görüşleri ile hazırlanan Anayasa teklifi, Türk Milliyetçileri ve Türk Milliyetçilerini siyasi platformda temsil eden siyasi kuruluş MHP tarafından kat’iyen kabul edilemez. Referandum’a “evet” demek, AKP’ye evet demektir. Onun için Milliyetçi görüşü savunan bütün yetişkinler ve yazarlar “Hayır”dan yanadırlar. Çok yakından altmış yıldır tanıdığım, Türk Milliyetçi düşünceyi siyasi platforma taşıma becerisini gösteren Büyük Türkçü Alparslan Türkeş bu günlerde olsa idi, hepimizden önce “HAYIR” demesini bilirdi. AKP’yi istediği gibi kendi başına yöneten Tayyip Erdoğan, Amerika tarafından kurulan ve yönetilen Büyük Orta Doğu Projesi (BOP)’nin eşbaşkanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli yapısını değiştirip devletimizi çok uluslu bir sisteme götürmekle görevlidir ve bu görevi de, Bağımsız Kürdistan Devleti’nin kurulmasına hukuki zemin hazırlamakla yerine getirmekte, referanduma “evet” dedirtmek için de her zaman duygu sömürüsü yapmaktadır. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| SANDIĞA GİTMEDEN ÖNCE BU YAZIYI MUTLAKA OKUYUN |
|
bozok bildirdi: "SANDIĞA GİTMEDEN ÖNCE BU YAZIYI MUTLAKA OKUYUN
19 Nisan 1960'ta Milliyet'in manşeti şuydu: "Her türlü siyasi faaliyet durduruldu." Bu kararı alan Tahkikat Komisyonu; Başbakan Menderes'in "adliye işleyemez hale gelmiştir" sözleri üzerine mecliste Demokrat Parti oylarıyla kuruldu. Neydi bu komisyonun görevi, ne tür kararlar aldı? Anayasa Mahkemesi'nin kurulmasına neden olan bu komisyonu bilmeden bu referandumda neyi oyladığınızı bilmeniz mümkün değildir.
27 Ekim 1957 seçimlerinin üzerinden 2 yılı aşkın süre geçince CHP lideri İsmet İnönü Anadolu gezisine çıktı. İstanbul'da, Konya'da, Uşak'ta, Kayseri'de, İskenderun'da olaylar çıktı; polisler İnönü'yü karşılamak isteyen halkı zor kullanarak dağıttı.
Demokrat Parti Meclis Grubu bir bildiri yayınlayarak, CHP'yi halkı ve askeri ayaklanmayı kışkırtmakla ve bütün yurtta yıkıcı grupları kendi çevresinde toplamakla suçladı.
DP muhalefeti susturmak istedi. Muhalefete karşı yeni tedbirler alınmasına karar verdi. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Ülkücüler bu söyleme mi evet diyecekler? |
|
bozok bildirdi: "AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 03 Eylül 2010 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı referandum konuşmasında aynen şöyle söyledi: “Ape Musa’nın yani Musa Anter’in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu’nun acısını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevi’nde yedi yıl işkence gören Abdürrahim Semavi’nin çilesini bizler unutamayız. Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.” Evet, AKP Genel Başkanı Erdoğan aynen böyle söyledi. Başbakanın unutamadığı iki isme bir bakalım. Önce Orhan Miroğlu’ndan başlayalım. Miroğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, kapatılan HADEP ve DEHAP’ta genel başkan yardımcılığı yapmış bir isim. Demokratik Toplum Partisi’nde de yine genel başkan yardımcılığı yapmış. Şu anda Taraf gazetesinde “Yüzleşme” adlı bir köşesi var. Bakınız bu köşede 09 Haziran 2010 tarihinde yazdığı “Kürtler, vicdan ve şehadete dair birkaç söz” başlıklı yazıda ne diyor: “Bayrak, millet, milliyetçilik gibi şeylerden korkarım! Din ve bayrak arasında kurulan kutsal ittifaktan korkarım!” Evet, başbakanın acısını unutamadığı insanlardan biri bu. Ülkücüler bunu unutamadığını ifade eden Erdoğan’ın bu söylemine iştirak edebilirler mi? Bu söylemdeki bir yöneticinin “Kürt açılımı”nın nereye kadar varacağından emin olabilirler mi? Ülkücüler, bu söylemdeki bir insanın Mustafa Pehlivanoğlu ve genel olarak ülkücüler hakkındaki sözlerinin samimiyetine inanabilirler mi? Ülkücüler, referandumu bu söylemle savunan bir insanın ısrarla istediği evet oyunu verebilirler mi? "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Kayıplardan Son Haberler - Rıfat Serdaroğlu |
|
bozok bildirdi: "Mehmet Bey, yıllardır kayıp, ülke yangın yerine dönmüş, taştan ses var, Ağar’dan tık yok. Sonunda konuştu. Konuştu konuşmasına ama “top” yani “futbol” için konuştu. Kendisi için en önemli ülke meselesi olan futbol takımının başına “Fatih Terim” gelsin diye beyanat verdi.
Ah be Mehmet Bey, birde referandum için ne düşünüyorsunuz, en azından sizi bağımsız olarak milletvekili yapan Elazığlılara bir mesajınız var mı? Bunları da söyleseniz ne olur? Tayyip ağabeyiniz mi kızar ? "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Muştu : Bir Çocuğumuz Daha Oldu - Ceyhun Balcı |
|
bozok bildirdi: "“Osmanlıcılık” ya da “Liberalizm” ya da “Muhafazakârlık” “yeni” sıfatı ile nitelenir de “Kemalizm” bu eğilimden kendini kurtarabilir miydi?
Her ne kadar, “yeni” sıfatı önüne geldiği sözcükle ilgili bir geliştirme ya da uyarlama çağrışımı yaratsa da; ortaya çıkan yeni kavram sıklıkla son derece farklı bir anlam taşıyacaktır. Burada kitlelerin belleklerinde öteden beri yer etmiş bir kavramın kolaylaştırıcılığından yararlanılmaktadır. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Hayır deyin, bunlar olsun! |
|
bozok bildirdi: "1) Referandumda hayır çıkarsa, özerklik ve federasyon tartışmaları gündemden düşecek! 2) Milli Devlet yani üniter yapı badireyi atlatmış olacak. 3) Sivil diktatörlüğe dur denilecek! 4) Hedeflenen Tayyiban Cumhuriyetinin yolu kesilecek! 5) HSYK, Hanefi Avcı’nın işaret ettiği malum çetenin eline geçmeyecek! 6) Anayasa Mahkemesi YÖK misali AKP tarafından fethedilemeyecek ve Türkiye’nin sigortası olmaya devam edecek! 7) K.Irak’ta kurulması an meselesi olan bağımsız Kürdistan askıya alınacak! 8) Kerkük, Barzani’ye peşkeş çekilemeyecek! 9) KKTC, Rumlara altın tepside sunulamayacak! 10) Gizli anlaşma yapılan Bartholomeos’la ilişkilerde mecburen frene basılacak! 11) Tayyip Erdoğan’ın karizması büyük bir çizik yiyecek ve surda ilk gedik açılacak! Bu şekilde AKP psikolojik üstünlüğünü kaybetmiş olacak! 12) AKP’nin yapılacak genel seçimde tek başına iktidar olamayacağı tescil edilecek! 13) Yeni anayasa söylemi ve hedefi rafa kalkacak! 14) Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı ya da Başkan olma hevesi kursağında kalacak! 15) AKP içeriden çözülmeye başlayacak. 16) 20’ye yakın milletvekili Saadet Partisi’ne katılacak! "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Bozguncu Ramiz Ongun Masken Düştü |
|
bozok bildirdi: ""Ramiz Ongun, dün Başbuğ Alparslan Türkeş zamanda bozgunculuk yapıyordu, şimdi de Lider Devlet Bahçeli zamanında aynı bozgunculuğu sürdürüyor. Gezmedik kapı, girmedik siyasi alan bırakmadı. Şimdi geldi, tam yerini buldu. Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını söylüyorlar. "
Klonlanan "Eski Ülkücüler"
Recep Tayyip Erdoğan mevsimlik işçi misali önce Kürt açılımında kullanmak, sonra da 12 Eylül 2010 referandum sürecinde kullanmak için, klonlanan ilk koyun Dolly gibi bol bol "Eski Ülkücü" klonlamaktadır. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Ona da sıra gelecek / Necati Doğru |
|
bozok bildirdi: "O kadar ünlü gazeteci! O kadar pahalı kalem! Hepsi İmralı’daki canavara “Asil Nadir Modeli ” müjdesinin verildiği ana tanık olup tarih yazmaya koştu. Ama “af” referandumdan sonraya kaldı. “Evet” yüksek çıkarsa tamamdır… Ne kadar ileri demokrat liberal medya mensubu varsa; Hasan, Cengiz, Ruşen, Oral, Ali, Mehmet, Ahmet, Nuray, Okay, İclal, Engin, Emre, Taha, Fehmi say say bitmez. Hepsi Diyarbakır’a Başbakan mitingi izlemeye koştular. Gazete patronları özellikle istemişti. Hiçbir harcamadan kısmayın. En güçlü yazarları Diyarbakır’a yollayın. Sanki bir göktaşı koptu, gelip dünyaya çarpacak, bu çarpışma sadece Diyarbakır’dan izlenecek ve gözlem gücü ile yazı yeteneği Tolstoy kadar, Balzac kadar güçlü gazeteciler de tarihe not düşmek için bu anı gözlemleyip yazacaklardı."
|
|
|
|
|
|
|
|
| Şok iddia: AKP;nin hedefi MHP;yi kapatmak! |
|
bozok bildirdi: "“Türkiye’yi antidemokratik, hatta diktatoral bir rejime taşımak AKP için bir mecburiyettir.” Yukarıdaki sözlerin sahibi MHP eski Genel Başkan Yardımcılarından, “Sistemin İntikamı” kitabı ile 12 Eylül Darbesini en çarpıcı şekilde kaleme alan emekli asker Ferruh Sezgin Ağabey. Milletten “demokrasi adına” oy isteyen AKP’nin antidemokratik olma mecburiyetini bakınız nasıl gerekçelendiriyor Sezgin Ağabey: “AKP, kendisine dışarıdan tevdi edilmiş olan ‘Türkiye’nin -üniter ve ulus devlet- yapısını değiştirerek, -çok uluslu ve çok hukuklu bir sistemi- hakîm kılmak görevini demokratik rejim içinde ifa edemez. İster istemez, rejimi sertleştirecektir ve ona bu görevi verenler de buna ses çıkarmayacaklardır.” “Bunun belirtileri var mı?” diyoruz, aldığımız cevap ilginç oluyor: “AKP bu görevini yerine getirmeye 2005’te yeraltını bölücülere teslim etmekle başlamıştır. Çakıcı, Peker gibi isimlerin tasfiyesi operasyonları bu mantıkla yapılmıştır. Bunun ardından Ergenekon tutuklamaları, Ordu’nun itibarının yok edilmesini hedef alan psikolojik operasyonlar, yargının ele geçirilmesi operasyonları ve en sonunda da bütün bunları legalize edebilmek için 12 Eylül halk oylaması gelmiştir.” "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Ergenekon;u Batı Trakya;ya Taşımak İstiyorlar!-Kaan Turhan |
|
bozok bildirdi: "AKP’nin, ABD’nin Ergenekon’u Batı Trakya’ya taşıma siyaseti oluşmuştur. ‘Muhalif kim varsa susturun, aydınlanma uğruna kim mücadele ediyorsa ayak bağıdır kurtulun!’ düşüncesi egemenliğini korumaktadır. Bir dönem Ergenekon’a KKTC’yi bulaştırmaya kalktılar, elleri yandı. Ulusalcı tüm unsurları aynı torbaya koymaya kalktılar halk aşağılık siyaseti gördü yine elleri yandı. Şimdi de Batı Trakya Türkleri’ne bulaştırmak istiyorlar, elleri yine yanacak! "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Vatan Namustur |
|
| Üye Girişi |
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|