|
| ATAM DİYOR Kİ... |
 Yurtta sulh, cihanda sulh.
|
| Seçim Gerçeği |
|
| Türkmeneli |
 |
| Kan Uykusu |
|
|  |
| GERÇEKTEN NEREDE BU DEVLET ? |
|
bozok bildirdi: "Sevgili okuyucular,
Yıllardır dile getirdiğim konulardan birine Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu’da katılarak isyan edercesine “ Nerede Bu Devlet ! “ başlıklı bir yazı yazdı. Mutlu bu yazısında ülkemizin yaşadığı tehlikeli sorunlar üzerine devleti arıyor. Çünkü, bölücüler alenen bölünmeyi dile getirerek Dersim Özerk cumhuriyetini ilan edip, kendi bayraklarını asıyor, kendi marşlarını çalıyorlar. Mustafa Mutlu’yu bu sütunlara konuk ederek onun“Nerede bu devlet “ başlıklı yazısını dikkatinize sunuyorum; “ Ayrı bir Kürt devleti kurmak isteyen bölücüler yıllar önce işe “Demokratik haklarımızı istiyoruz” diye başladılar... Biz bu oyunu ta o günlerde gördük ve “Amaçları demokratik hak falan değil, bölünme” dedik...
"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "ATATÜRK’Ü TANIYALIM
“ Atamız sayesinde ne kadar rahat uyuyoruz ki, hala uyanamadık. Ve O büyük önderin ilke ve inkilâplarını-devrimlerini de okuyup öğrenemedik “ ………………..
Sevgili okuyucular, Şöyle etrafınızdaki Atatürk ve O’nun kurduğu çağdaş, demokrat ve laik cumhuriyet karşıtı insanlara bir bakın..Çoğunun okuma tembeli ve anlama-kavrama bakımından da zihinsel özürlü olduklarını anlar ve görürsünüz. Dünyanın hiç bir ülkesinde bunlar gibi, halkını ve vatanını işgalden kurtaran bir insana-öndere saygısız insanları görmez ve rastlamazsınız. Günlük olayları takip edenler bilirler. 2006'da AB’ye üye yapma kandırmacasıyla milli birliğimizi, kalkınmamızı istemeyen Avrupa Birliği açık açık Türkiye’nin Avrupa Birliğine üye olamayacağını söylerken diğer taraftan da AB’ye Uyum yasaları önermekteler.
"
|
|
|
|
|
|
|
|
| 30 AĞUSTOS ASKERİ ZAFER VE CİRİT ATAN |
|
bozok bildirdi: "30 AĞUSTOS ASKERİ ZAFER VE CİRİT ATAN BÖLÜCÜLER, REJİM DÜŞMANLARI…
“ İnkilâp-devrim yasası, tüm yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır. “ Atatürk
……………….. Sevgili okuyucular, Osmanlının çöküşü ile işgalci devletler, Anadoluyu dört bir taraftan kuşatarak Osmanlı ordusunu dağıtıp, cephanelerine de el koymuştu. İşgalcilerin planına göre, İstanbul ve boğazlar İngiltere’nin kontroluna girecek, ege bölgesi ile Trakya Yunanistan’a, Doğu bölgesi Ermenistan’a verilecek, Güneydoğu’da da kukla bir Kürdistan devleti kurulacaktı. Türklere de Ankara ve civarındaki çorak bozkırlar bırakılacaktı. ………………..Sevgili okuyucular,Osmanlının çöküşü ile işgalci devletler, Anadoluyu dört bir taraftan kuşatarak Osmanlı ordusunu dağıtıp, cephanelerine de el koymuştu. İşgalcilerin planına göre, İstanbul ve boğazlar İngiltere’nin kontroluna girecek, ege bölgesi ile Trakya Yunanistan’a, Doğu bölgesi Ermenistan’a verilecek, Güneydoğu’da da kukla bir Kürdistan devleti kurulacaktı. Türklere de Ankara ve civarındaki çorak bozkırlar bırakılacaktı."
|
|
|
|
|
|
|
|
| ETTİKLERİ YEMİNE SADIK KALMAYAN MİLLETVEKİLLERİ !.. |
|
bozok bildirdi: "ETTİKLERİ YEMİNE SADIK KALMAYAN MİLLETVEKİLLERİ !..
“ EĞER, BU MİLLET BU MEMLEKET PARÇALANACAK OLURSA, BU ‘ UMUMİ ŞEREFSİZ ‘ LİĞİN ENKAZI ALTINDA ŞUNUN BUNUN ŞAHSİ ŞEREFİ DE PARÇA PARÇA OLUR!. " Atatürk
………. Sevgili okuyucular, Daha önceki yazılarımda, seçim ve dokunulmazlık kanunları kadar, Milletvekili adaylık şartlarının da önemli olduğunu ve adayların mutlaka Cumhuriyet Savcılarından TEMİZ KAĞIDI almalarının önemine değinmiştim. Çünkü, bugün TBMM’de çeşitli suçlardan haklarında dava açılmış ama sonuçlanmamış-aklanmamış hatta hapishanelerde yatmakta iken seçilmiş kimseler var. Basında yer alan haberlerden-yazılardan ve televizyon kanallarında yapılan tartışmalardan öğrendiğimize göre, gerek seçim öncesi ve gerekse seçildikten sonra suç işleyen, ettikleri yemine sadık kalmayan bazı Milletvekilleri var. Bunlar hakkında soruşturma açılması, dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili verilen önerge sayısı ise 600’ün üzerinde. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| 12 EYLÜL;Ü YARGILAMAK İSTEYENLER |
|
bozok bildirdi: "12 EYLÜL’Ü YARGILAMAK İSTEYENLER 27 MAYIS’I NEDEN PAS GEÇİYORLAR ?..
Sevgili okuyucular,
Ülkemizde kangren hastalığına dönmüş siyasi, ekonomik, sosyal sorunlar, kavgalar yaşanırken, bir avuç bölücü PKK’lı ve yandaşları devlete isyan bayrağı çekmişken, iktidar Anayasa değişikliği, bazıları da 12 Eylül askeri harekâtını yapanları yargılama çabasıyla gündem değiştirmeye çalışıyorlar. 27 Mayıs övücüleri, 12 Eylül karşıtları, 27 Mayıs askeri darbesinin Demokrasi ve Devrim hareketi (!) olduğunu iddia etmekteler. Bu sözde demokratlar, gençleri sol ve sağ kamplara bölerek 5000 gencin ölümüne neden olduklarını, 1960 sonrası gelen siyasiler yanında masum olan Menderes’in, Polatkan’ın ve Zorlu’nun idam edilmelerine ve işlenen cinayetlerde yer aldıklarını çok çabuk unutmuş durumdalar. 12 Eylül askeri harekâtını yerden yere vurarak, harekâtı yapanların yargılanmalarını (imkan olsa idamlarını dahi isteyecekler) isteyen-savunan sözde sosyalistler, Kemalistler, AB-D ve gerici cemaat-tarikat işbirlikçileri aslında 27 Mayıs’ta Atatürk’e ve O’nun 1924 Anayasa’sına karşı darbe yaptıklarının da farkında değiller.
"
|
|
|
|
|
|
|
|
| PEKİ HALKI KİM KORUYACAK ?.. |
|
bozok bildirdi: "“ Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar korunuyor. Onların canları can da, halkın ki patlıcan mı ?.. “ …………………….
Sevgili okuyucular,
Biliyorsunuz, ülkemizde ne kanun ne adalet kaldı. Gazetelerde ve televizyonlarda hergün çeşitli hırsızlık, soygun, cinsel taciz, cinayet ve terörüstlerce şehit edilen askerlerin, polislerin haberlerini büyük bir üzüntü ile duyuyoruz. Bu korkunç olaylar halkı olduğu kadar devleti yönetenleri de korkutmaya başladı.
Ülkemizde çok büyük kadrolu polis ve Jandarma teşkilatı var. Ama buna rağmen bu suçların önlenememesi düşündürücü. Geniş kadrolu, teknik yönden gelişmiş bu kurumların-teşkilatların görevi ise, kim olursa olsun halkın canını, malını, namusunu korumak.
"
|
|
|
|
|
|
|
|
| PKK Resmen TC Dvletine Meydan Okuyor |
|
Anonymous bildirdi: "PKK RESMEN T.C. DEVLETİNE MEYDAN OKUMAYA BAŞLADI “ Hükümet Kürt Sorunu- Demokratik Açılım tartışmalarıyla bilinçsizce PKK’ya fırsat verirken, PKK’da içten ve dıştan aldığı destek ve bilgi ile resmen TC Devletine meydan okumaya devam ediyor.” Sevgili okuyucular, Evet, PKK yaptığı saldırılarla, şehit ettiği asker ve polislerle resmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne resmen okuyor. Bu meydan okumaya karşılık “ Terörü kökünden kazıyacağız “- “ Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak “ diyen siyasiler-iktidar mensupları ise sadece lafla torba dolduruyor. Hiç şüphesiz ki, PKK’nın bu meydan okumasına destek ve cesaret verenler var. Bu destekçilerin, yandaşların başında da Amerika, Barzani-Talabani ikilisinin yanısıra İsrail’de yer alıyor. Tabii bunlara içimizdeki-parlamentodaki gizli ortaklarını, terörden çıkar sağlayanları da eklemek gerekiyor. Terörü siyasi iktidarlar çözer. İktidarın yapacağı ilk iş, PKK’ya destek veren ülke yetlilileri ile bir masaya oturup “ Ya PKK, ya da Türkiye “ diyerek masaya yumruğunu vurması olmalı ve karşı tarafların yapacağı tercihe göre karar alması şart. Bazıları bilinçsizce topu Türk Silahlı Kuvvetleri’ne atarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terörle olan savaşta başarısız kaldığını iddia ederek haksız yere TSK’yı suçlamaktalar. Bu kesinlikle haksız bir suçlama. Çünkü, yapılacak her askeri harekat bir yerlerden birileri tarafından gizlice karşı tarafa iletilmekte. Bu iletilen bilgi anında Irak’ın kuzeyindeki Barzani-Talabani ikilisine ulaşmakta onlarda koruma altına aldıkları PKK’lılara aktararak tedbir almalarını sağlamakta. Böylece milyarlarca liraya mal olan saldırılarda atılan bombalar, mermiler de boşa gitmekte. "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Anonymous bildirdi: " HALK, AKP İKTİDARINA ‘ GİT ARTIK ‘ DİYOR !...
Sevgili okuyucular, Ekonomik, sosyal ve hukuki sorunların yaşandığı bir zamanda arka arkaya gelen terör ve şehit haberleri halkın sabrını taşırdı. Bu sorunların altında ezilen halk bir yerde isyan ederek iktidardaki siyasilere beddua etmeye, yuhalamaya, yumruklamaya, ‘ çek git artık ‘ demeye başladı. Çünkü, son dört ayda şehit sayısı 54’e çıktı, yaralı sayısı yüzlere ulaştı. Demokratik Açılım masalı ile terörü durdurmayı, PKK örgütünü yok etmeyi beceremediği için halk artık meydanlara çıkarak hükümeti eleştirmeye, istifaya çağırmaya başladı. MHP lideri Bahçeli bölgede olağanüstü hal ve erken seçim istiyor. CHP de seçimden yana tavır aldı. Duyduğumuza göre iktidar da son Anaya’sa değişikliği Anayasa Mahkemesi’nde iptal edilirse 12 Eylül’de seçime gitmeyi düşünmeye başladı. İktidar dalkavuğu ve cemaat-tarikat gazeteleri, televizyonları ülkede yaşanan acı gerçekleri saklamaya çalışsa da, diğerleri “ YETER ARTIK ÇEKİN GİDİN“ , “ KUDÜSTE NAMAZ KILACAĞINIZA KANDİL’E TÜRK BAYRAĞI DİKİN “ , “ YA TERÖRÜN KÖKÜNÜ KAZIYIN, YA DA ÇEKİP GİDİN “ , “ LAF ÇOK İCRAAT YOK “ gibi manşetlerle çıkmaya başladılar. AKP’ki esbakan Kürşat Tüzmen’de bu isyanlara katıldı bölücülere ve bölücülüğü savunanlara “ Bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyu içip başka bayrak istiyorlar. Şerefsizlik burada“ diye konuştu.
"
|
|
|
|
|
|
|
|
| Türkiye'nin başkenti Ankara mı-İstanbul mu? |
|
Anonymous bildirdi: "TÜRKİYE’NİN BAŞKENTİ ANKARA MI İSTANBUL MU ?
Sevgili okuyucular, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkenti Ankara’dır ve Türkiye’yi ziyaret eden yabancı devlet adamları tüm resmi görüşmelerini her ülkede olduğu gbi ve protokol gereği Ankara’da yapmak zorundalar. Çünkü, Türk parlamentosu, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve hükümeti oluşturan bakanlıklar da Ankara’da. Dikkat ettiyseniz İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat Türkiye’ye yaptığı tüm ziyaretlerinde Ankara’yı pas geçerek İstanbul’a geliyor ve görüşmelerini burada yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve bakanları da İstanbul’a bir yerde Ahmedi Nejat’ın ayağına giderek resmi görüşmelerini İstanbul’da yapıyorlar. Suudi Arabistan kralı ise Ankara’ya geldiğinde ne Anıtkabiri ziyaret ediyor ne de Çankaya Cumhurbaşkanlığı köşküne çıkıyor. Yerleştiği oteldeki dairesine beraberinde getirdiği krallık koltuğuna oturup, Nejat gibi o da Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanını, Başbakanını ve bakanlarını ayağına getirterek görüşmeler yapıyor.
"
|
|
|
|
|
|
|
|
| Eğri oturalım ama doğruları konuşalım |
|
Anonymous bildirdi: "Eğri oturalım ama, doğruları konuşalım;
İSRAİL TÜRKİYE’NİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRDİ!
Sevgili okuyucular,
Filistin halkına yapılacak yardımlar dolayısıyla İsrail’in yaptığı kanlı saldırı kabul edilemez. Ancak yaşanan bu kanlı olayda İsrail kadar Türk hükümetide suçlu. Bunun lamı-cimi yok. Çünkü, İsrail yardım gemilerinde silah yüklü olması şüphesiyle gemiyi kontrol etmeden Gazze’ye ulaşmasına müsaade etmeyeceğini aksi halde askeri müdahale yapacağını önceden açıkladı. Amerikan Yahudi topluluğundan aldığı “ Üstün Cesaret Madalyası “ ile çok cesaretlenmiş olmalı ki, Başbakan Erdoğan ve bakanları İsrail’in inatçı, söz dinlemez ve hukuk tanımaz tutumunu bildiği halde gerekli tedbirleri almadan yardım gemisini ve içindeki insanları bile bile ölüme gönderdi. Sonuçta ne oldu, gemiye saldıran İsrail askerleri, gemideki Türklerden dokuzunu öldürdü. Çok sayıda da Türk’ü yaraladı. Bununla yetinmedi içindeki yardımlarla gemiye el koydu. İsrail böylece bazı aydınların deyimiyle Türkiye’nin başına çuval geçirdi. Şimdi bu çuvalı başımızdan nasıl çıkaracağız, onurumuzu nasıl kurtaracağız düşünmemiz gerekiyor. Bazılarının din kardeşi olarak kabul ettiği arap alemi ise bu olayda da Türkiye’yi yalnız bırakırken.bazı arap basını Başbakan Erdoğan’ı “ araptan çok arap-çı “ olduğunu yazıp-çizdi. Bazılarının din kardeşi dediği Araplar, Filistin dahil Irak’ta, Karabağda, Doğu Türkistan’da, Bosna’da öldürülen, ezilen Türkleri, Müslümanları hiçbir zaman savunmadılar. Tarihte geriye doğru baktığımızda Arapların fırsat buldukça Türkleri arkadan vurdukları da bilinen bir şey.. 1. Dünya harbinde askerlerimizin geceği yolları üzerindeki su kaynaklarına zehir atarak askerlerimizi zehirlediler. Bir İngiliz lirasına ele geçirdikleri Türk askerlerinin kafalarını kestiler. Günümüze gelince Rumlarla bir oldular. Filistin liderlerinden Arafat yaptığı bir açıklamada Rumları kardeş olarak ilan etti, “ sizin düşmanınız bizim de düşmanımız “ dedi. Makarios öldüğü zaman sözde din kardeşimiz Araplar ülkelerinde üç gün yas ilan ettiler. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devleti’ni tanımadılar. Birkaç yıl önce 24 Nisan’da Ermenistan’da yapılan sözde soykırım törenlerine katılan bazı arap liderleri, şeyhleri Ermenilerle birlik olup Türkleri soykırımcı ilan ettiler !. …… "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Vatan Namustur |
|
| Üye Girişi |
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|