|
| ATAM DİYOR Kİ... |
 Bütün ümidim gençliktedir.
|
| Seçim Gerçeği |
|
| Türkmeneli |
 |
| Kan Uykusu |
|
|  |
| Yeni Truva Atı: Kemal Kılıçdaroğlu |
|
bozok bildirdi: "Geçen gün Show TV’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını dinliyordum. Zaten birçoğunuz çeşitli gazeteler aracılığı ile bu konuşmadan ve “genel af” önerisinden haberdar olmuşsunuzdur. Bu konuşma aslında “Dersim İsyanına” sahip çıkan, teröriste “genel af” çıkarmaktan bahseden Kılıçdaroğlu gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Bilindiği üzere Tayyip Erdoğan ve hükümeti giderek köşeye sıkışmakta, Amerika’nın kendisine verdiği görevi yerine getirmek konusunda sıkıntılar yaşamaktadır. Önümüzdeki referandum sürecinde “Evet” çıktığı taktirde daha despot bir yapı izleyeceği, yargıyı da tam olarak ele geçireceği ortadadır. Fakat “Evet” çıktığı taktirde ülkenin daha da karmaşıklık içerisine gireceği ve kaos yaşanacağı da aklı başında herkesin görebildiği bir durum. Kaldı ki “Evet” çıksa dahi YSK’nın kullandığı SEÇSİS yazılımının güvenirliliği tartışıldığı için bu “EVET” birçok kesim tarafından kabul görmeyecektir ve isyan havası ile birlikte Tayyip Erdoğan hükümetinin daha sert bir tutum izlemesine neden olacaktır ki, bu da Kemal Kılıçdaroğlu’nun işine yarayacak bir durumdur. Tayyip Erdoğan bundan sonra ne yaparsa yapsın asla Kılıçdaroğlu’nun iktidar yürüyüşüne engel olamayacaktır ve Amerika’nın da desteği ile Kılıçdaroğlu iktidara yürüyecektir."
|
|
|
|
|
|
|
|
| "Bir millet hak ettiği şekilde yönetilir" mi? |
|
bozok bildirdi: "“Bir millet hak ettiği şekilde yönetilir”! Bu söz her bireysel hayıflanmada söylenen klasik söylemlerden biri! Bunu okurken eminim içinizde hak verenler olacaktır ama ben bu sözü reddediyorum. Eğer bir ulusta egemenlik kayıtsız ve şartsız millete ait ise, eğer milleti yönetenler onun değerleri ile oynamaya çalışmıyorsa ve kendini küresel efendilere pazarlamamışsa o vakit hak etmiş olduğu şekilde yönetilirler. Bu milletin eğitim sistemi Atatürk’ün ebedi yolculuğa çıkışından itibaren Amerikalıların eline teslim edilmiştir! Doğal olarak Amerika aydın bir zihin değil köleleşmiş, kabullenmiş bir zihin ister! Böyle bir zihin şekli oluşsun diye eğitim sistemi sorgulayan, araştıran bir sistemden çıkartılmış ve ezbercilik mantığına döndürülmüştür! Ezberlemeye alışan zihin ne yapar? Elbette sadece hazırlanmış olanı alır. Bu hazırcılık öyle bir hale gelir ki kültürünüzü, tarihinizi, nasıl düşünmeniz gerektiğini bile onlardan alırsınız!"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Referandumun çokça konuşulduğu ülkemizde ciddi bir kirli savaş yürütülmektedir! Kirli savaşın sahipleri elbette iktidarın sahibi olan AKP ve onların imamı RTE! Eski bir söz vardır bilirsiniz: “savaşı kazanmak için her yol mubahtır!”. Bizim içinde bulunduğumuz durumda buna benziyor açıkçası. AKP referandumda evet çıkabilmesi için olağanca gücü ile konuşuyor, her çevreye uygun mesajlar veriliyor ve böylece istedikleri dalgayı yaratmaya çalışıyorlar. Örneklendirmek gerekirse; Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ağzından “Kürdistan” deyimi kullanılarak resmi olarak ilk defa kabulü sağlanmış oldu! Bu ne demektir? Referanduma gidecek olan Kürtlere biz Kürdistanı kurduracağız, ülke topraklarını da Kürdistan’ın nihai pozisyonunu vermek için önce federasyon ile özerklik sağlayacağız ardından da resmen kopartmanıza göz yumacağız demek! Federasyon biliyorsunuz hem Başbakan hem de birçok hükümet yetkilisinin dilinde bir süre dolandı. "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Gandi Kemal gitti şimdi de Türkiyeli Kemal geldi. Kemal Kılıçdaroğlu yada namı diğer Gandi Kemal şimdi yeni yeni kafasındaki iktidar tipinin ipuçlarını vermeye başladı ve “Kendimi tam bir Türkiyeli olarak görüyorum” sözleri ile Türklükten rahatsızlık duyanlar kervanına katıldı. Nedir bu Türkiyelilik kavramı? Konuyla ilgilenenler zaten durumu biliyorlar ama bilmeyenler için inceleyelim. Bu fikir Tayyip Erdoğan tarafından dillendirilmesi ile konuşulur oldu. Kürt sorununu çözmek adına sunulan bu oyun neyi ifade ediyordu? Türkiye’nin bir mozaik olduğu iddiası vardır. Bu vatanın kurtulmasında çeşitli etnik kimliklerin de bulunduğu tezini öne sürerek bizzat Atatürk tarafından ortaya konan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkese Türk denir gerçeğini kaldırmak istemektedirler. Şöyle bir soru gelebilir, Türk yerine Türkiyeli kavramı olsa ne çıkar, ne değişir? "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Akacak Kan Damarda Durmaz! |
|
bozok bildirdi: "Sonunda söyleyeceğimizi başta söyleyerek başlayalım. Atalarımız “akacak kan damarda durmaz” demişler. Çokta doğru söylemişler! Neden mi böyle söylüyorum, arz edeyim. Dün Odatv bir haber yayınladı. Haberin başlığı ise şöyle “İşte PKK Müfettişinin Baskın Tutanağı”. İçeriğinde ise PKK’nın görevlendirdiği bir müfettişin Tunceli’de bulunan Sarıyayla Karakoluna yapılan baskının neden başarısız olduğuna dair rapordan bahsediliyor ve başarısızlığın nedenleri alt alta sıralanıyor. Bu raporda PKK’lı Müfettişin bir cümlesi dikkat çekiyor. “Biz bu eylemi Kürt açılımındaki durgunluğu ortadan kaldırmak için yaptık. T.C. kamuoyu, ‘akan kan artık dursun’, ‘çözüm bulun’ demeye başladığında başarılı olacağız.” "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Bugün bakan Hüseyin Çelik AKP’ye karşı kurulmuş bir ittifaktan bahsederken kendilerini Abdülhamid’e benzetmiş ve Abdülhamid’e karşı örgütlenenlerin başını Mason Emanuel Karasso’dan ve Jön Türk hareketinin benzerinin kendilerine karşı kurulduğu söylemiş. O böyle söyleyince de AKP’nin masonik bağlarından söz etmemek olmaz değil mi?
İlk örneğimiz verelim. 14 Haziran 2008 tarihinde AKP’nin sözcüsü Vakit Gazetesi İlker Başbuğ’a saldırmak için Büyük Kulübe üyeliğinden bahsetmiş ve bu kulübün aslında bir Mason örgütlenmesi olduğunu söylemişti! Sonra Büyük Kulübün yönetim kurulu başkanı Duran Akbulut’ta AKP’li üyelerini açık etmişti. Kimdir bu AKP’li üyeler?
Şaban Dişli
Cengiz Kaptanoğlu
Muharrem Eskiyapan
Gülseren Topuz
Abdülkadir Aksu
Mehmet Dengir Mir Fırat
"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Ülkemizde terörle mücadele konusunda ciddi bir zafiyet olduğu ortada. Bunun en büyük nedeni karşımızdaki olguyu doğru anlayamamaktan geçtiği ise ayrıca acı verici bir olgu. Terörü yaratan etkenler doğru anlaşılmadıkça ona bir çözüm bulmak en azından kalıcı bir çözüm bulmak pek kolay değildir. Ben birçok kez bu konu üzerinde durmuştum ama yine ve daha detaylı olarak incelemeye gayret edeceğim. Karşımızdaki terörün doğmasında, gelişmesinde ve yayılmasında gözlerden hep kaçırılan bir gerçek vardır, Kürt milliyetçiliği! Bugün PKK bu anlayışın bir yansımasıdır fakat tek yansıması değildir! Günümüzde her ne kadar silahlı mücadele kapsamında faaliyet gösteren PKK ise de bu yalnızca Kürt milliyetçiliğinin onun temelinde oluştuğu anlamına kesinlikle gelmemektedir. PKK’nın benzeri özerklik taleplerinde bulunan ve silahlı mücadeleye karşı olan Rızgari gibi gruplarda vardır. PKK silahlı mücadelesinde bunları bastırmış ve Kürtler üzerinde bir egemenlik kurmuştur ama bu yalnızca yöntem değişikliğidir, talepler ise genelde ortaktır. Zaten bu grupların arasındaki tartışmalara baktığınızda talepler açısından bir değişiklik olmadığı yalnız izlenecek yöntemler açısından bir farklılık olduğu ortadadır."
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Başbakan açılıma karşı çıkmak ihanettir diyor! Bende açılıma şiddetle karşı çıkan olarak hainlikle itham edilenlerin arasında olduğumdan kendisine cevap vermek farz olmuştur. Başbakan öncelikle bilmelidir ki bu sözün altında kendisi kalır! Çevresinde kendisine yaltaklanan zevattan dolayı gerçekleri görmek bir yana toplumu bölmektedir. Toplum AKPli olanlar ve olmayanlar şeklinde kutuplara ayrılmış pozisyondadır. Bu durumda kendi partisinden olmayan, kendi ile aynı şekilde düşünmeyen herkese hain damgasını vurarak diktatör edası ile konuşmaktadır! Sözlerimi kulağına küpe et başbakan, ne ben ne de asil Türk milleti senin emir erin değildir, yanındaki yalaka takımı gibi her sözüne başını emme basma tulumba gibi sallamak zorunda değiliz. Kaldı ki sen değil misin 8 milyar dolarlık yardım almak için Irak’ta “Müslüman” kardeşlerinin ve Türk askerinin kanını akıtmak üzere anlaşan? Hatta bu da yetmez gibi pazarlık yapmaya bakanını gönderen? Sen değil misin ki İmralı itine sayın, şehitlerimize kelle diyen?"
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Geçen gün İsrail Operasyonu başlıklı yazımda altını çizdiğim gibi olay Amerika’nın isteği üzerine Türkiye taşeron olarak kullanılmıştır. Gelişmeler bu durumu oldukça net olarak ortaya koymaktadır. Hükümet esasında İsrail’e karşı ciddi hiçbir yaptırım yapma yoluna gitmemiştir. Hatta saldırının akabinde Bülent Arınç zaten İsrail’e karşı bir savaş tutumu izlenmeyeceğini, uyarılar boyutunda kalacağını söyleyerek esasında mevcut olayın İsrail’i bir süre kabuğuna çekilmeye itmek ve Orta Doğu’da BOP sürecinde haritaları değiştirilecek olan ülkelerde operasyonların güvenliğini sağlamak, anti Amerikancılığı düşürmek ve Amerika’yı İsrail’e karşı artık yaptırımlar yapıyormuş gibi bir hava estirmeye yöneliktir. Yine Mecliste kınama mesajına hükümetin temsilcisi olan vekilin işbirliği ve ticaretin yeniden gözden geçirilmesi cümlesine karşı çıkması ile aslında bu çıkışların bir anlam ifade etmediği, inandırıcı olmadığını ortaya koymaya yeterliydi. Maksat belliydi ve hedeflenen İsrail’e geri adım attırma politikası adım adım işliyordu. Nihayetinde İsrail meclisinde dile getirilmeye başlandığı gibi Gazze ablukası konusunda geri adım atılması ve yerleşim planlarının biraz daha ileri bir tarihe ertelenmesi söz konusu olmuştur."
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
bozok bildirdi: "Dünyada her şey bir düzene bağlıdır ve bu düzen insanların çoğu tarafından maalesef algılanamaz. Bu sebeple bir olaya bakıldığında doğru bakış açısı geliştirmekte insanlar zorluk çekerler. Fakat bu düzeni kuran efendiler insanlar düşünmesin diye yerine kendi yetiştirdikleri ve ünvanlarında çok yüksek öğrenim etiketleri bulunan akademisyenler sayesinde nasıl düşünmeleri gerektiği öğretilir. Böylece herkes istenilen düşünceye doğru itilir. Fakat düzen aynı şekilde devam eder! Bir topluluğu istedikleri noktaya getirmek, yeniden kimlik vermek için önce kaos ortamına sürüklemek gerekir. Kaos ortamından dolayı sürekli bombardıman altında tutulan toplum şuur kaybı yaşar. Bunu sürekli beynine darbe alan bir boksör örneği ile açıklayabiliriz. Sürekli darbe alan bir beyin şuurunu yitirir ve mantıklı davranma yetisini kaybederek mevcut durum içinde bocalar ve kendine bir çıkış yolu arar. İşte tam bu an sizin onu şekillendirme zamanınızdır. Çünkü dışarıdan verilecek her telkin mantığını kaybettiği için doğru gibi algılanabilir. Bilirsiniz boks maçında köşede antrenör sürekli boksöre direktif verir, yanlış bir direktif verildiğinde de bunun acısını yalnız boksör yaşar. İşte insanlığın durumu da tam olarak buna benzemektedir."
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Vatan Namustur |
|
| Üye Girişi |
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|