|
| ATAM DİYOR Kİ... |
 Süngü, kuvvet, şerefi ve haysiyetin müdafaa edemediği hatlar başka hiçbir prensiple müdafaa edilemez.
|
| Türkmeneli |
 |
|  | Gençliğe Hitabe
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda, mevcuttur! BAŞBUĞ ATATÜRK
Bozok Yayın Grubu
| | | | |
|
|
turkses bildirdi: "Milli Direnişin 93.yıldönümü, 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı kutlu olsun.
Türk Milleti’nin bütün evlatlarıyla ülkeyi işgal eden batılı emperyalist güçlere karşı verdiği milli mücadele sonucu kurduğu devlet; bugün o dönemin işbirlikçi hainlerin torunlarınca tersyüz edilmek istenmektedir. Vatan hainleri kahraman ilan edilmekte, Milli mücadele veren kahramanlar unutturulmak istenmektedir. Vatan topraklarında yabancı ve yerli işbirlikçi özel ajanlar faaliyettedir. İnsanlar, belli kesim dışında mutsuzdur, huzursuzdur, güvensizdir ve geleceğinden emin değildir. Kendilerini büyük bir baskı altında hissetmektedir. İnsanlar; küresel güçlerin ekonomik, siyasi, kültürel, bilimsel, hukuki, sosyal ve psikolojik olarak her alandaki baskısını zihinlerde hissetmektedir. İnsanlar; milli kimliklerinden süratle uzaklaşarak sadece günlük basit ekonomik kazanımlarıpeşinde koşan şuursuz ve kimliksiz kalabalıklar haline dönüştürülmek istenmektedir. Bu gaflet dalalet ve hıyanet yapılanması karşısında; "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Japonya;nın Doğu Türkistan hamlesi... |
|
turkses bildirdi: "Dünya Uygur Kongresi’nin dördüncü genel kurulu Japonya’nın başkenti Tokyo’da gerçekleştirildi. Bu toplantının Doğu Türkistan’da yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği üzücü olayların ardından yapılan en önemli organizasyon olduğu söylenebilir. Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Dünya Uygur Kongresi Lideri Rabia Kadir, Çin hükümetinden Doğu Türkistan’daki baskı ve şiddete son vermesini isterken, kendisine yöneltilen bir soru üzerine Başbakan Erdoğan’ın Urumçi ziyareti hakkında “Tarihe altın harflerle yazılacak bir ziyarettir” değerlendirmesinde bulundu. Ancak Japonya’nın Dünya Uygur Kongresi’ne ev sahipliği yapması Çin hükümetini oldukça kızdırmışa benziyor. Çinli yetkililerce yapılan açıklamada, Dünya Uygur Kongresi Lideri Rabia Kadir’e Japonya tarafından vize verilmesi ve söz konusu kongrenin Tokyo’da düzenlenmesinin terörizme destek olarak algılanması gerektiği vurgulanıyor. Açıklamada Dünya Uygur Kurultayı’na öncülük edenlerin terörist gruplar şeklinde tanımlanması, Çin’in benzer desteklerde vereceği muhtemel tepkiyi de açıkça ortaya koyuyor. Aslında Japonya ile Çin arasındaki gerginlik, Doğu Türkistan meselesinin ötesinde bir anlam taşıyor. Ne Doğu Türkistan’daki mücadelenin Japonya’ya ne de Japonya’nın bu mücadeleye olan desteğinin Doğu Türkistan halkına mal edilmesi doğrudur. İki ülke arasındaki hegemonya mücadelesinin özellikle 19. Yüzyılın sonlarında Kore üzerinde egemen olma düşüncesi ile yeniden alevlendiği görülüyor. Bu süreçte Rusya’nın açık denizlere inme politikasının Çin-Japon savaşını tetiklediğini ve Almanların Japonya’nın yanında yer almasına karşın, Rusların Çin’in tarafında durduğunu belirtmek gerekiyor. Bazı tarihçilere göre Japonlar vaktiyle Sultan Abdülhamid’in sürgündeki torunu Abdülkerim Efendi’,yi Doğu Türkistan’a başkan yapmak için uğraşmışlar ancak muvaffak olamamışlar. Aynı kaynaklara göre New York’ta bir otel odasında ölü bulunan Abdülkerim Efendi’nin farklı istihbarat örgütlerince öldürülmüş olabileceği belirtiliyor. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| AKP;nin kucağında kalan bomba ve yürek sızlatan mektuplar... |
|
turkses bildirdi: "Amerika’dan fitil çekilince Ankara’ya düşen bomba tuhaflıkları da beraberinde getirdi. Taraflar işi gücü bıraktı, Uludere olayındaki tartışmayı, “konvoyu kim önce gördü”ye bağladı. Ortada açıklanması ve üstündeki sır perdesinin kaldırılması gereken bir istihbarat ve içeriği bilmecesi ve asıl daha önemlisi bombalama kararını en son kimin verdiği, bu süreçte neler yaşandığı varken; işi sulandırma içerikli açıklamalarla nereye varılmak istendiğini izah etmeye çalışacağım. “Konvoyu önce biz gördük” diyor TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün. Bir hususun dikkatlerinizden kaçmaması lazım. İnsan Hakları ve onun alt komisyonu olan Uludere olayını araştırma komisyonu, baştan beri yürüttüğü çalışmalarda, olayın üstünü kapatmaya yönelik bir hava veriyor. Hatırlar mısınız?.. Genelkurmay’ın gönderdiği “İstihbarat Milli Kaynaklardan” raporu da milletvekillerine dağıtılmamış ve sadece bir bölümü komisyon üyelerine okunup daha sonra Üstün’ün kasasına kilitlenmişti. İçişleri Bakanlığı raporu ve komisyona ulaşan pek çok belge de kasada kilitli ve milletvekillerine verilmiyor. Neden? “Ya basına sızar- sa..”ymış. Gerçek işleyişte Meclis araştırma komisyonlarının eli-kolu pek de serbest değildir. Tek başına iktidar olan AKP, Meclis’teki aritmetik üstünlüğünü de kullanarak olayla ilgili neden soruşturma komisyonu kurmuyor?.. Çünkü soruşturma komisyonu kurulursa ucu mutlaka siyasi iradeye dayanır da ondan. Kandırmaca nasıl devam eder?.. AKP güdümünde bir sözde araştırma komisyonu, al gülüm-ver gülüm, belgeleri karart gerektiğinde de sulandır. Dostlar alış-verişte görsünler!.. Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu da tartışmanın yanlış eksende yapıldığına dikkat çekiyor: "
|
|
|
|
|
|
|
|
| 19 Mayıs 1919;a bir başka açıdan bakış |
|
turkses bildirdi: "19 Mayıs 1919’a 1914’ün devamı olan sürecin sonucu ve yeni dönemin ilk adımı olarak bakmamız yanıltıcıdır. 19 Mayıs 1919’a giden süreç, 1774’de başlamıştır. Osmanlı için nihaî ve geri çevrilmez yenilgi, 1768-1774 Savaşı sonunda Ruslar karşısında alınır. İlk kez Osmanlı, Türk ve Müslümanların meskûn olduğu bir toprağı kaybeder ve bir daha geri alamaz. Rus kuşatması dış hatlardan içe yönelir ve doğrudan Osmanlı’yı hedef alır. 1783’te Kırım Hanlığı ortadan kaldırılır. Böylece Küçük Kaynarca Antlaşması’yla 1774’ten 1920’ye 156 sene devam eden büyük bir geri çekiliş başlar. Bu gerileyiş bir millet ve bir ordunun üç kıtadan geri çekilişidir. 1774’de yüzlerce yıllık bir Türk yurdu olan Kırım’ın kaybından sonra, 1810-1919 arasında kahir ekseriyeti Kafkaslar ve Balkanlarda beş milyon Türk katledilirken, beş milyon Türk de Anadolu’ya çekilmiştir. 1071-1774 arasındaki 703 senede, Türk milleti bu mücadeleden üstün çıkmıştır. Ancak 1774’den 1918’e kadar Türk milleti ve Türk Ordusu, Hristiyan ittifak orduları karşısında sürekli gerilemiştir. 1801 ise gerilemenin belirginleşmesidir. Napolyon’un orduları, Mısır’a çıkmışlardır. Kafkasya’da Rus işgal savaşları başlama arifesindedir. Rus Orduları, Türkistan’da ilerlemektedir. İngilizlerin 1807’de Çanakkale’yi zorlamaları karşısında, Fransız yardımına başvurulur. 1812’de Gagauz Yeri, Ruslar tarafından işgal edilir. 1827’de Navarin’de Osmanlı donanması İngiliz, Fransız ve Rus donanmalarının ortak harekâtı ile yakılır. 1828-29’da Osmanlı ordusu Rus Ordusuna yenilir. Fransa 1830’da Cezayir’i işgal eder. Yunanistan ve Sırbistan bağımsızlıklarını ilan ederler. “Belgrad’dan çıktım gece 5 idi. Kur’an’ımla martinim bana eş idi” diye yas tutarız. Rus Çarlığı’nın 19. yüzyıldaki genişlemesinin büyük bir bölümü hem Doğu hem de Batı Türklüğünün aleyhine olmuştur. “93 Harbi” diye anılan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı için çöküşün başlangıcı olmuştur. Ruslar, Plevne’yi aşarak Yeşilköy’e kadar gelmişlerdir. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Japonya'da Uygur Konferansı başladı |
|
turkses bildirdi: "Uygur halkının temsilcileri Çin'in tüm baskısına rağmen Japonya'da bir araya geldi, Rabia Kadir "Zulmü durdurun" dedi.
Dünya Bülteni / Haber Merkezi ... Dünyanın farklı ülkelerinden 200 Uygur yetkili, Çin'de yaşanan baskıları ve özgürlük çabalarını ele almak üzere beş günlük bir toplantı için Tokyo'da bir araya geldiler.
Dünya Uygur Kongresi'nin sürgündeki başkanı Rabia Kadir, Çin'in "zorla asimilasyon" politikasının modern bir demokraside kabul edilemez olduğunu söyledi.
2009'da Doğu Türkistan'da yaşanan kanlı olayların ardından yapılan ilk genel kurul olan toplantıda kongrenin yeni lideri de seçilecek.
Rabia Kadir, Çin hükümetini Uygur Türklerine yönelik baskılara son vermeye ve bir an önce siyasi reformlar yapmaya çağırdı. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| MHP Diyarbakır İl Bşk. Açıklaması |
|
Anonymous bildirdi: " MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ DİYARBAKIR İL BAŞKANI MEHMET TEYAR KARAKOÇ’UN YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR
Çok kıymetli basın mensupları, Saygıdeğer Diyarbakır’lı hemşerilerim,
Bilindiği üzere İl teşkilatımız 13.05.2012 Pazar günü Dedeman otelde olağan kongresini gerçekleştirmiştir. Dileğimiz kongremizin ülkemize, milletimize ve Diyarbakır’ımıza hayırlara vesile olmasıdır. Genel kurulumuza katılan, katılamayan tüm Diyarbakır’ı kardeşlerime teşekkür ediyorum
MHP Diyarbakır İl Başkanı olarak dün olduğu gibi bugünde Diyarbakırlı kardeşlerimizin huzuru ve güveni konusunda gerekeni yaparak halkımızın gerçek sorunlarını göz önünde bulundurarak vatandaşın sesi ve kulağı olacağımızdan hiç ama hiç kimsenin şüphesi olmasın diyorum. "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
turkses bildirdi: "19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlanıyor. Ancak resmi bayram ve kutlamalarla ilgili yönetmelik değişikliği nedeniyle bu yıl 19 Mayıs diğer yıllardan farklı kutlanacak. Resmi kutlamalar dışındaki kutlama programları yarışa dönüştü.
Partilerle, sivil toplum örgütlerinin konser, yürüyüş ve fener alaylarıyla kutlayacağı 19 Mayıs etkinlikleri özetle şöyle:
ANKARA:
Ankara'da19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ve beraberindeki heyetin Anıtkabir’i ziyaretiyle başlayacak. Ardından Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde 60 spor federasyonunun en yetenekli sporcuları birbirinden ilginç gösteriler sergileyecek.
Dünya şampiyonu motosikletçi Kenan Sofuoğlu gösteri yapacak. A Milli Futbol Takımı, Avusturya’da hazırlık kampına katılacağı için daha önceki programda Ankara’ya gelmesi planlanan A Milliler yerine eski milli futbolculardan oluşan şöhretler karması takımı, A Milli Ampute Takımı ile 19 Mayıs Stadyumu’nda özel maç yapacak. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| AMERİKAN ÖZENTİLİ TAYYİP! |
|
turkses bildirdi: "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı objektif takip eden herkes bilir ki, o siyasi menfaatleri için dün söylediğini bugün, bugün söylediğini yarın inkâr eden bir karakter yapısı vardır. Onun için asla siyasi ölçü ve ilke gibi kavramların bir önemi yoktur. O an menfaati neyi gerektiriyorsa onu savunur, onu söyler. Bir konuyu işine geliyorsa savunur, işine gelmiyorsa savunduğunu bile anında inkâr eder. Bu durumunu özetleyen birçok örnek vardır. Bu durumuna şu iki örneği verirsek bu siyasi karakter sanırım tam anlaşılmış olur.
Muhalefet Başbakan Erdoğan'ı ABD'nin Müslümanların vatanını işgal etme projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi'ne hizmet etmesi ve bu projede "Eşbaşkanlık" yapması dolaysıyla eleştiriyor.
Başbakan Erdoğan'ın ("Biz Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi'nin Eşbaşkanlarından bir tanesiyiz. Ve bu görevi yapıyoruz." ---4 Mart 2006) ve ("Değerli arkadaşlar Büyük Ortadoğu Projesinin amaçları bellidir. Ve o amaçların içerisinde Türkiye'nin üstlendiği görev de bellidir. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Ortadoğu barışına yönelik kurulmuş. Burada Türkiye'ye de bir görev verildi. Ve biz bu görevi üstlendik." ---13 Ocak 2009, TBMM AKP grup toplantısı---) şeklinde bu görevini savunduğu, sahiplendiği birçok konuşması olduğu halde, eleştirilere çıkıp "Ellerine bir kâğıt almışlar dolaşıyorlar BOP Amerika'nın projesidir diye. Bunu ispat ederlerse biz herşeye varız. İspat edemezlerse alçaktırlar namussuzdurlar. Bu kadar açık konuşuyorum, bu kadar ağır konuşuyorum." ifadelerini kullanarak cevap verebiliyor. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| 'Evlatlarınıza Türkçe'yi ve dinimizi öğretin' |
|
turkses bildirdi: "MHP Lideri Bahçeli, Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da bulunan Mescid-i Aksa Teşkilatı Bozok Eğitim ve Gençlik Lokali'nin açılışını yaptı. Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, "Evlatlarınıza Türkçe'nin yanı sıra dini inançlarımızı da öğretin" dedi.
GENÇLİK lokalinde yüzlerce kişiye hitap eden ve1963 yılından bu yana Avrupa'nın değişik ülkelerinde rızkını arayan Türkler'i 'elleri öpülesi insanlar " olarak nitelendiren Bahçeli, " Hollanda'da milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyesi olarak siyasi hayata katkı sağlayarak burada yaşayan insanlar, demokratik ve siyasi haklarını korur hale geldi " diye konuştu.
BAHÇELİ; " Bu gelişme süreci içerisinde geleceğin dünyasını da dikkate alarak burada yaşayan insanlar, artık Türk Milleti'nin ve Türk devletinin güzide gönül elçileri olarak Türkiye'nin de milli menfaatlerini koruma yolunda büyük bir gayret göstermelidir " dedi. Dün Hollanda Türk Federasyonu 9. Büyük Kurultayı'na katılan Bahçeli, bugün de Belçika Türk Federasyon 12. Büyük Kurultayı'nda olacak. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| KAHRAMANLIK (19 MAYIS ATATÜRK;Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI İLE İLGİLİ ŞİİRLER |
|
turkses bildirdi: "Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık, saldırıp bir daha dönmemektir.
Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından,
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık, içerek acı ölüm tasından,
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
Yırtıcılar az yaşar, uzun sürmez doğanlık.
Her ışığın ardında gizlidir bir kahramanlık;
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık:
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de güneşler gibi parlayıp sönmemektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerektir,
Atıldıktan sonra da bir daha dönmemektir…
HÜSEYİN NİHAL ATSIZ "
|
|
|
|
|
|
|
|
Reklam
| | | | |
|
| RAHMETLE ANIYORUZ... |
|
| Üye Girişi |
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|