|
| ATAM DİYOR Kİ... |
 Dolayısıyla ya istiklâl, ya ölüm!
|
| Seçim Gerçeği |
|
| Türkmeneli |
 |
| Kan Uykusu |
|
|  |
| ETKİ AJANLARI - NÜFUZ CASUSLARI |
|
Anonymous bildirdi: " ETKİ AJANLARI - NÜFUZ CASUSLARI VE FETHULLAHÇILAR RAPORU Dr. Necip Hablemitoğlu
Küreselleşme sürecine uyum sağlamak isteyen ulusal-uluslararası düzeydeki kurumların pekçoğu kabuk değiştiriyor. Hiç şüphesiz değişen bu kurumların başında da istihbarat örgütleri geliyor. Değişen tanımlar ve kavramlara koşut olarak, istihbarat ve karşı istihbarat faaliyetleri artık nostaljik 007 kalıplarından oldukça uzaklarda. Örneğin, dünya üzerindeki her türlü kitle iletişimini kontrol eden "Echolon Ağı", uzaydan her türlü görüntüyü sağlayan uydu sistemleri, klasik casusların tüm işlevini fazlasıyla üstlenmiş durumda. Sanayi casusluğu hâlâ önemini korurken, istihbarat terminolojisinde yeni kavramlar, konseptler ön plana çıkmakta: "Sosyal-Ekonomik-Siyasal-Dinsel-Kültürel İstihbarat" kavramları gibi. İstihbarat ve Karşı İstihbarat Servisleri, gelişmiş ülkelerde eskiden olduğu gibi tam bir gizlilik içinde işlerini yürüten kurumlar değil artık. Şimdilerde, Dışişleri, İçişleri, Ekonomi-Maliye, Adalet Bakanlıkları, Kızılhaç, özel servis veren pilot üniversiteler, enstitüler, vakıflar, özel misyonu olan kardinaller, piskoposlar, hahamlar ve tüm misyoner örgütleri, yurtdışında yatırım yapan şirketler, yurtdışında temsilciliği olan medya kuruluşları ve haber ajansları ile de -gerektikçe- içiçe çalışılıyor. İstihbarat servislerinin rolü, koordinasyon, finansman, lojistik destek ve yönlendirme ile sınırlı. Artık hedef ülkelerde özellikle istihbarat-ajitasyon faaliyetlerinde deşifre olma riskine girilmiyor; bu iş genellikle doğrudan yada dolaylı olarak servisle ilişkili yerli işbirlikçilere, taşeronlara sipariş ediliyor. İşte literatürde bu yerli işbirlikçilere-taşeronlara "etki ajanları", "yönlendirici ajanlar" ya da kapsamlı bir deyişle "nüfuz casusları" deniliyor. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Vatan Topraklarımız Nasıl Satılıyor? |
|
bozok bildirdi: "Vatan Topraklarımız Nasıl Satılıyor?
Prof. Dr. Cihan Dura'dan Önemli Açıklamalar
Gerçeklerle değil, daha çok hayallerle yaşıyoruz, bizi bunlarla avutuyorlar. Halkı uyutmakta yönetenlerin eline kimse su dökemez. İsrail, Gazze, şu açılım, bu açılım derken Türkiye’nin gerçek sorunları güme gidiyor.
Gerçeklerle değil, daha çok hayallerle yaşıyoruz, bizi bunlarla avutuyorlar. Halkı uyutmakta yönetenlerin eline kimse su dökemez. İsrail, Gazze, şu açılım, bu açılım derken Türkiye’nin gerçek sorunları güme gidiyor. Oysa bunlar o kadar çok ve önemli ki… Ben gerçek sorunlarımızdan başta gelen birine bir kez daha değineceğim bu yazımda:
Yabancılara toprak satışı… Bir kez daha değineceğim, çünkü siz şu satırları okuduğunuz anda bile, Türkiye’nin tapusundan bir parsel daha yabancı bir devletin millî servetine katılmış bulunuyor. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| "Arap harfleriyle Türkçe yazılmaz!" |
|
bozok bildirdi: "
Birinci Dünya Savaşı gazisi Ürgüplü Mustafa Fevzi Taşer’in anılarından söz ederken, 2007 yılında www.turkdirlik.com’da şöyle yazmıştım: “Yedek Subay Teğmen Mustafa Fevzi, Çanakkale Savaşları sırasında Sığındere’de düşmanın makineli tüfek atışına hedef olur ve yaralanır. Tedavisi yapıldıktan sonra üç ay ’hava değişimi’iznine gönderilir. İzni bitip, İstanbul’a geldiğinde Çanakkale’den düşmanın çekildiğini öğrenir... Yine 19. Alay’da görevlidir. Teğmen Mustafa Fevzi, ’Nöbetçi Zabiti’olduğu bir gün, Alay Komutanlığına vekâlet eden Binbaşı Ali Bey’e yemek kontrolü için örnek götürdüğünde, aralarında ilginç bir konuşma geçer. Mustafa Fevzi o konuşmayı şöyle anlatır: ‘Adet olduğu üzere, Alay Kumandanına numune yemek diye söylenen yemekten kontrol için götürdüm. Bana: “Güzel olmuş, tevziine (dağıtımına) dikkat et” dedi. Selamladım dönüp giderken: “Bak, levazım subayı şunu getirdi. Şurada yazılı olan bu “dakik” nedir ben bir şey anlamadım “ dedi. Ben de kendisine kemal-i safiyetle (iyi niyetli saflıkla) “un” efendim dedim. Bana: ”Dakikin un olduğunu öğrenmek için kaç sene çalıştın Hayri Efendi kuzuları” dedi. Bu sözüyle Şeyhülislam Hayri Efendi’yi ima ediyordu. “Dakik olacağına doğrudan “un” yazılsa daha iyi değil mi? Ben Arapça ne bileyim?” "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Sümela;yı da ibadete açtık-Lütfü TÜRKKAN |
|
bozok bildirdi: "Açılım” la çıktık yola. İsim veremedik bir türlü. Kürt dedik… Güneydoğu dedik.. Sonunda baktık millet feveran ediyor.. Milli Birlik dedik. Ama ne ilginçtir ki, herkes bu açılımın birliği değil, ayrışmayı getireceğinden endişeli. Açılım.. İsmi hadi neyse de, içi belli değil. Hatta boş. Ne zaman dolacak? Referandumdan sonra.. Alıştıra alıştıra… "
|
|
|
|
|
|
|
|
| ALLAH ADINA"YOL'A/YOL'DAN" ÇIKANLAR.. |
|
bozok bildirdi: "Allah;Sınırsız / benzersiz “Ezeli ve Ebedi” varlığıyla,varlığına anlam katan bütün sıfatlarını da yansıtarak- alemleri kuşatıp-yaratarak “eşref-i mahlukatı/yaratılmışların en şereflisi olan” kulu’nun (insanın) ve O’nu (İmtihan Sırrının da bir gereği olarak) kendi varlığından “ruh-akıl-nefis ve şehvetle” de donatarak-emir ve istifadesine vererek “Alemlerin Sultanı” yapmıştır.. Öyle de,kul- yani insan “BUNUN” ne kadar farkındadır? Kendi varlığının-nasıl oluştuğunun değil,ama-Onun “NEDEN,NE ADINA VE NİÇİN” yaratıldığını kavramayan/kavrayamayan ve zaten yaptığı “İş ve Eylemleriyle” de bunu yansıtamayan bir yaratığın “kendini bilen-her şeyi bilir,kendini bilemeyen-hiçbir şey’i de bilemez!!” tespitinin de bir gereği olarak-her bir şeyin yaratıcısı,sahibi ve tasarrufçusu olan O Yüce Zat’ı (ALLAH’I) bilip/tanıması ve tanıyıp tanımlaması da mümkün olabilir mi?..Zira,O “Ben, Size-şah damarınızdan daha yakınım,Beni arayıp/bulmak isteyen-kendinde arasın ve bulsun!! Diye,ferman etmiyor mu?? "
|
|
|
|
|
|
|
|
| BÜYÜK İSRAİL PROJESİ ve MAYINLI ARAZİ |
|
bozok bildirdi: "BÜYÜK İSRAİL PROJESİ ve MAYINLI ARAZİ TUZAĞI'nın GERÇEK YÜZÜ 1862 yılında “Roma ve Kudüs” adlı eseri ile Siyonist düşüncenin temellerini atan Moses Hess, kitabında “Yahudi Meselesi”nin ancak kutsal toprakların yeniden düzenlenerek, Yahudilerin buraya yerleştirilmesi ile çözülebileceğini, İsrail’in “Vaat edilmiş Topraklar” olarak tanımlanan Nil ve Fırat’ın arasında kalan bölge (Arzı Mev’ud) üzerinde misyonu olduğunu yazmıştır. 1983 yılında Bürüksel’de bir basın toplantısı düzenleyen dönemin İsrail Dışişleri Bakanı İzhak Şamir, Türkiye’yi ‘Kürdistan’ı işgal altında tutan devletlerden biri’ olmakla suçladı ve “İşgalci devletler yüzünden Kürt halkının bağımsızlık mücadelesi bir türlü sonuçlanmıyor” dedi. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| 12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor? |
|
bozok bildirdi: "İnanan, millî ve manevî değerlerine sahip çıkan, memleketin, milletin bekasını düşünen insanları ezen 12 Eylül askeri darbesinde 190 seneyle yargılanan Ozan Arif... "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Yılma Durak: Evet oyu Türkiye'yi böler |
|
bozok bildirdi: "Yılma Durak'tan eski ülkücülere sert mesajlar...
Sayın Yılma Durak'ın,Yeşim Demir Turan'la yapmış olduğu röportaj... Y.D.T. : Son bir kaç aydır, hatta altı ay önce başladı sanıyorum, eski ülkücü yeni ülkücü tartışmaları var. Bu tartışmaların size göre ana kaynağı nedir? Neden böyle bir tartışma yaratıldı? Y.DURAK : Şimdi ülkücünün eskisi yenisi olmaz. Çünkü ülkücü fikir aslında tabi bu daha uzun bir tartışma konusu ama ülkücülük şudur; Ülkücülük Türk Milliyetçiliği düşüncesiyle yaşamayı hayat haline getirmiştir. Türk Milliyetçiliği düşüncesi Türkiye'de ülkücülükle hayat haline gelmiştir. Çünkü ülkücülükle Türk Milliyetçiliği siyasetle devlete talip olmuştur. Dolayısıyla ülkücülük eski yeni ülkücü diye ayırt edilecek yapıyı hiçbir zaman yaşamamıştır, yaşatmamıştır. "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Ülkücü Şehit Özmen'nin ailesinden Erdoğan'a sert çıkış |
|
bozok bildirdi: "Ülkücü şehit Süleyman Özmen'in ailesi "Biz ÜLKÜCÜ ŞEHİT SÜLEYMAN ÖZMENİN AİLESİ OLARAK bu onursuz ve şerefsiz süreci desteklemeyi bırakın ailemizden herhangi bir şahsın adının RTE VE FETULLAH GÜLEN AVANESİ tarafından söylenmesine bile karşıyız." dedi.
Ülkücü Hareketin sembol isimlerinden biri haline gelen, şehit Süleyman Özmen'in ailesinden Tayyip Erdoğan'a ve "eski ülkücü" sıfatı ile AKP'ye yandaşlık yapanlara çok sert açıklama...
İŞTE O AÇIKLAMA
AB'den BİR heyet geldi ve T.C devletine ''TAZMİNAT'' "
|
|
|
|
|
|
|
|
| Ne Mutlu Türk'üm diyemeyen ırkçıdır! |
|
bozok bildirdi: "Türklerin tarih boyunca ırkçı bir kavim olmadığını vurgulayan Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, Türklerin asimile eden değil, asimile edilen bir millet olduğunu söyledi. "
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Vatan Namustur |
|
| Üye Girişi |
| Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız. |
|